Site Overlay

Benim dersim: Geleceği yine insan mı değiştirecek ?


Yunan filozofu olan Aristoteles veya kısa adıyla Aristo; felsefe, zooloji, fizik, gökbilim, biyoloji, mantık ve siyaset olmak üzere birçok alanda çalışma yapmış ve önemli eserler bırakmıştır. Stegaria’da doğan Aristo, Milattan önce 322 ve 384 yılları arasında yaşamış ve gerek döneminin, gerekse çağımızın en ünlü filozoflarından biri olmuştur. Felsefe ve mantık konularında yazılar yazan Aristo, kendisine rehber olarak Platon’u seçmiştir.

Aristo’nun “Bilim iyi zamanda servet, kötü zamanda sığınak ve iyi bir yol göstericidir” sözleri bilim ve teknolojiden şüphe duymak yerine hedefe giderken O’nları araç olarak kullanmamızı öneriyor.

Aristo’dan bu yana Siber çağında da durum daha da güçlenerek devam ediyor. Bilim ve teknolojiyle hayatı yönetiyoruz. Esnasında dönüşüyoruz. Harari’nin 21.yüzyıl için 21 ders kitabı da Endüstri’ye 4 kere takla attıran ancak kendisi 350.000 yıldır hiç evrim geçirmemiş homosapiens için günlük durum tespiti. Birlikte inceleyelim istiyorum kitabı. Yazı boyunca hem kitabın ana temalarını, yazarın bakış açısını hem de kendi bakış açımı sizlerle paylaşacağım. Her bölüm içinde Harari’nin dersleri numaralandırılmış biçimde bulunmaktadır.

“Teknolojik devrim çok kısa süre içinde milyarlarca insanı işsiz bırakarak mevcut hiçbir ideolojinin nasıl başa çıkacağını bilmediği, ani toplumsal ve siyasi değişimlere sebep verecek ortam yaratabilir. Teknoloji ve ideolojinin yanyana kullanılması kulağa ilk anda son derece soyut ve uzak gelebilir ama kitlesel ya da kişisel işsizlik son derece gerçek olasılıklar günümüzde. Ve bu durum karşısında kimse kayıtsız kalamaz.

” Ben, Harari’nin yakın gelecek ile ilgili verdiği kısa ve anlamlı mesajı anlamak, sindirmek ve üzerinde çalışmak gerektiğini düşünüyorum.

1976’da İsrail’de doğan Harari 2002 yılında doktora ünvanını Oxford Üniversite’den aldı. Yaratıcılık ve Orijinallik alanlarında 2010 ve 2012 yıllarında Polonzky ödülünü aldı. 2014 yılında Homosapiens, 2017 yılında Homodeus ve 2018 Eylül ayında da 21.Yüzyıl için 21 ders adlı kitabını yazdı. Harari yeni kitabında günümüz kaosuna dikkat çekiyor ve sistem içinde süreklenen homosapiens’e öneriler getiriyor.

Harari kendi şüpheciliğiyle, şu anki mevcut dünya ve siyasi düzenini biraz da umutsuz olarak okuyucuya aktarıyor.

Ben bu ümütsiz şüpheciliğe katılmıyorum. insanoğlu en komplike, en içinden çıkılmaz dönemlerinde bile yepyeni atılımlar ile kendi varoluşunu tekrar yaratır. Bu devam edecektir.

1.Kısım- Teknolojik Zorluk

“ Biyoteknoloji ve bilgi teknolojileri insanlığın daha önce karşılaşmadığı zorluklar çıkarırken, insanlık geçtiğimiz yıllar boyunca küresel siyasete hakim liberal(*) anlatıyı inancını yitiriyor.”

1.Uyanış: Tarihin sonu ertelendi

2.İş: Büyüdüğünüzde işsiz kalabilirsiniz

3.Özgürlük: Büyük verinin gözü üstünüzde

4.Eşitlik: Veriyi elinde tutan geleceği de elinde tutar

İlk bölümde, Harari geleceğimiz hakkında bizi endişe ve vahamet ile düşünmeye odaklıyor. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, gelecekte daha fazla ve özel yetkinliği olmayan insanların boşluğa düşeceğine işaret ediyor. Benzin, arsa, alan vb yerine yeni güç kaynağının veriyi kontrol etmek olacağını ve veriye hakim olanın yeni yönetim şekli kurup dünyaya hükmedeceğini ifade ediyor. Şimdiden veri ile insanların hayatlarının ve bakış açılarının yönlendirilmeye başladığı bir dünyada yaşıyoruz. Gelecekte vücudumuza takılacak biyoteknolojik aparat veya sensörlerle bizleri kontrol altına alacaklar gibi gözüküyor. Burada Yazar, verinin kimler elinde ve nasıl kullanıldığını takip ve dikkat etmemiz gerektiğini öğütlüyor. Bu durum şu an birçok ülkede yönetimde olan liberal anlatıya olan inancın yitirileceğini ve başka bir dünya düzeni geleceğini gösteriyor.

*Liberalizm: Liberalizm, bireysel özgürlük üzerine kurulan bir siyasi felsefe veya dünya görüşüdür. Bireysel özgürlük ve bireysel haklar düşüncesiyle yola çıkan liberalizm, daha sonraki yıllarda farklı türlere bölündü ve bireylerin eşitlik ilkesinin de önemini vurgulamaya başladı.

Abraham Lincoln, Amerikalı siyasetçi, devlet başkanı, hukukçu. Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. başkanı ve Cumhuriyetçi Parti’nin ilk başkanıdır. Lincoln, Amerikan İç Savaşı’nda Amerika Konfedere Devletleri’ne karşı büyük bir galibiyet elde etti. Ülkenin birliğini korudu ve köleliği bitirdi.

Abraham Lincoln’ün güzeli mesajı ile bu güzel bölümü bitirelim. “Bazı insanları her zaman kandırabilirsiniz, herkesi bazen kandırabilirsiniz ama herkesi her zaman kandıramazsınız”.

2.Kısım- Siyasi Zorluk

“Bilişim teknolojileriyle biyoteknolojinin kaynaşması çağdaş temel değerleri, özgürlük ve eşitliği tehdit ediyor.”

5.Topluluk: İnsanların bedenleri var

6.Medeniyet: Dünyada sadece tek bir medeniyet var

7.Milliyetçilik: Küresel sorunlara küresel cevaplar gerek

8.Din: Tanrı artık milletin hizmetinde

9.Göç: Kimi kültürler diğerinden daha mı iyi ?

Sosyal medyanın icadından sonra büyük veri kavramını anlamamız bizim için daha önemli olmaya başladı. Facebook, ve instagram’ın icadından sonra artık kimseyi tanımadan kişilerden an ve an haberdar olabiliyoruz. Haber ajanslarını takip etmeden twitter’da dünyanın neresinde bir afet, bir değişiklik, magazinsel bir haber olsa hemen telefonlarımız vasıtasıyla haberdar olabiliyoruz. Burada cep telefonlarının değişmesine öncülük eden Steve Jobs’u da anmadan geçemeyeceğim.

Steven Paul Jobs, Apple Computer, Inc.’ın kurucu ortaklarından biridir. Ölümünden 5 hafta öncesine kadar yeni adıyla Apple Inc. de CEO olarak görev yapmıştır. Bilgisayar endüstrisinin önderlerinden olarak kabul edilir. Next Computer ve Pixar Animasyon Stüdyoları’nı da kurmuş ve yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır.

“İnsanlar çoğunlukla siz onlara gösterene kadar ne istediklerini bilmezler” sözleri gelecekte kitlelerin sosyal medya ve teknoloji üzerinden nasıl yönetileceğine güzel öngörü. Harari bu gelişen teknolojilerin toplumu değiştireceğini, medeniyeti eskisinden farklı bir yer yapacağını, dijital diktatörlükler kurulacağını söylüyor.

Şahsi fikrim insanlığın her yanlıştan öyle veya böyle bir şekilde döneceği ve hep kendi doğrusunu bulacağı yönünde. İnsanın temel güdüsü hayatta kalmak olduğundan, kendini tehdit eden her türlü sistemden, kişiden, olgudan, düşünceden uzak kalmayı başaracaktır.. Dinler konusunda ise düşünen insanın her zaman ruhani bir inanca/ desteğe ihtiyacı olacağını ve dinlerin güçlerini kaybetseler de hep hayatımızın içinde bir şekilde var olacağını hissediyorum.

3:kısım — Umut ve Umutsuzluk

“Zorluklar eşi benzeri görülmemiş nitelikte ve anlaşmazlıklar şiddetli olsa da korkularımızı kontrol altında tutup görüşlerimiz konusunda biraz daha alçakgönüllü davranırsak, insanlık bu durumun üstesinden gelebilir.”

10.Terörizm: Panik yok

11.Savaş: İnsanların aptallığını küçümsemeyin

12.Alçakgönüllülük: Dünyanın merkezi değilsiniz

13.Tanrı: Adını boş yere anmayın

14.Laiklik: Gölgenizi tanıyın

Harari, bu gelişmeler doğrultusunda artan işsizliğin umutların yok olmasına sebep olacağını ve eğer önlem alınmazsa hayatta kalma arzusunu kaybeden insanların büyük kitle hareketlerini çıkaracağını tahmin ediyor. Artan umutsuzluk ortamının Tanrının iyiden iyiye gücünü yitirmesine sebep olacağını bunun da insanlığı tehlikeye sokacağını öngörüyor.

Bence, insanoğlu bu yeni durumla da başa çıkacaktır. Yüzyıllar boyunca nice savaşlar, yaşam şekilleri, ideojiler yarattı. Bildiğim kadarıyla hiçbir zaman tanrı gücünü kaybetmedi ve dünyayı yöneten ideolojiler, hükümetler, krallar insanları umutsuzluğa düşürecek herşeyin önüne bir engel koyarak insanlığın umudunu kaybetmesini engelledi. Yöntemler tartışılabilir ama gelecekte de teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin insanların umutlarını kaybetmeyeceğini ve her seferinde yeni yöntemlerle yeniden umudu yeşerteceğini düşünüyorum.

Prof. Dr. Stephen Hawking CH CBE FRS, İngiliz fizikçi, evrenbilimci, astronom, teorisyen ve yazar.

Stephen Hawking’in sevdiğim güzel mesajlardan bir tanesini sizinle paylaşıyorum. “Bir yerde yaşam varsa orada umut da vardır.”

4.Kısım — Hakikat

“Küresel durumun vahametinden bunalıp telaşlandıysanız doğru yoldasınız. Küresel işleyiş tek bir insanın kavrayamayacağı kadar karmaşıklaştı.”

15.Cehalet: Sandığımızdan daha az şey biliyoruz.

16.Adalet: Adalet algımızın tarihi geçmiş olabilir

17.Hakikat Sonrası: Kimi yalan haberler kalıcıdır.

18.Bilim Kurgu: Gelecek filmlerde gördüğünüz gibi değil

Birçoğumuz gazetelerden, internet ‘den, sosyal medyadan birçok şey okuyoruz. Okudukça beynimiz bunların hepsinin gerçek olduğunu varsayıp hafızasına alıyor. Tabikî belli bir süzgeçten geçiriyoruz ama hangisinin ne kadar doğru olup olmadığını bilemiyoruz ve sorgulamıyoruz. Harari bu olaya “bilgi yanılsaması” olarak tanımlıyor. Her gün sayısız haber bilgi adı altında internete yayılıyor. Bir araştırma yapılsa mesela sırf ülkemizde bile çıkan haberlerin yüzde kaçı doğruyu yansıtıyor? Biraz araştırınca çok az bir kısmının doğru olduğu ortaya çıkıyor. Dünyada da durum böyle maalesef. Harari başka bir konuya daha değinmiş. Eskiden medya organını sansürlediğiniz an halk habere ulaşmakta zorlandığı için genellikle yaşanan olaylardan bir bilgisi olmuyordu. Şu anki dünyada bu mümkün olmadığı için bilgi kirliliği yaratılarak insanların önemli konulardan daha çok önemsiz konulara odaklanmaları sağlanıyor.

Görüldüğü gibi bizleri yönetenler her çağa göre değişik yöntemler bularak bizleri illüzyona tutuyorlar. Gerçekten bir haberin veya bir bilginin doğruluğunu bulmak veya anlamak istiyorsak tek yol bilimsel kaynaklar. Bunun dışında maalesef güvenilir bir kaynak bulunmamaktadır.

Geçenlerde eski gazeteleri gözden geçirirken konuların çeşitliliği ve zenginliği beni çok şaşırttı. Bilimden, şiirden, felsefeden yazan onlarca Yazar varken ve bu yazarların çoğu bilim insanı veya alanlarının önde gelenlerinden oluşuyorken, şu anki gazetelerin sadece magazinle ilgilenen yazarlardan oluşması insanların ilgi odağının kalitesizleştiğini göstermiyor mu ? Yukarıda ki paragrafta bahsettiğim illüzyon böyle yaratılıyor işte…

Konfiçyus’tan bilgi üstüne güzel bir söz. “Sana bir şeyi nasıl bilebileceğini öğreteyim mi ? Bildiğin zaman bildiğini anla, bilmediğin zaman ise bilmediğini anla.”

5.Kısım — Direnç

“Eski anlatıların çöküp yerine yenilerinin gelmediği bir şaşkınlık çağında nasıl yaşanır ?”

19.Eğitim — Değişmeyen tek şey değişimdir

20.Anlam — Hayat bir anlatı değil

21.Meditasyon — Sadece izle

Benim zamanımda okullarda resmin, kodlamanın, çeşitli müzik enstrümanları çalmanın, sporun üstünde bugünkü kadar durulmazdı. Şimdi neredeyse her merkezde istenirse bu uğraşıların neredeyse hepsine ulaşabiliyorsunuz ve deneyimleyebiliyorsunuz. Dünyanın neresinde olursanız olun artık internet sayesinde kodlamayı bile kendiniz öğrenebilirsiniz. Peki bundan 30 sene sonra şu an çocuk olan bu kişilerin çocukları hangi ortamlarda öğrenimlerini sürdürecekler. Robotlar mı öğretecek yoksa beyinlerine bir mikroçip takılacak ve otomatik öğretilmek istenen bilgiler bu çiplere vasıtasıyla mı beyinlerimize yüklenecek? Bunların hepsinin olmasının önünde herhangi bir engel bulunmuyor.

Bizler 30 sene sonra yaşlanacağız ve çocuklarımız (Z kuşağı) gelecekte bir hayat sahibi olacaklar. Yeni nesiller için nasıl bir gelecek tasarladığımız düşünme zamanı. Çocuklarımızın, Farkındalıklarını, dünyaya olan bakış açılarını- algılarını- ve kendilerini tanımalarını sağlamalıyız ki değişen bu teknolojik atmosferde kaybolmasınlar.

ABD’li sanayici ve mucit. Küçük kristallerden oluşan sentetik polarıcı katmanları ve polaroit makinesini yapmıştır.

Teknolojinin hızlı ilerlemesiyle çocuğumuza öğretmemiz gereken dersler matematik, fizik, sosyal bilgilerin dışına çıkıyor. Harari, çocuklarımıza eleştirel düşünce, iletişim, işbirliği ve yaratıcılığı öğretmemizi tembihliyor. Haksızda sayılmaz. Makineler tüm işlemlerde insanların önüne geçecek ama bu dört yetkinliği güçlü olan bireyler ancak var olmaya devam edebilecekler..

Edwin Land’ın yaratıcılık ile ilgili olağanüstü sözünü paylaşıyorum. “Yaratıcılığın önemli bir unsuru, başarısız olmaktan korkmamaktır.”

İnsan değil midir ki teknolojinin gelişmesini bizzat kendi sağlayan, yine aynı insan değil midir teknoloji hızlı gelişiyor diye kuşkuya düşüp korkan. İşte bu yüzden insan alışılmadıktır, farklıdır ve bir örneği yoktur. Besin zincirinin en üstünde yer alan insan milyon yıllık canlılar tarihinde hayatta kalma özelliğini genetiklerine işleyen ve bulunduğu ortama en iyi adapte olan yaratıktır.


Friedrich Wilhelm Nietzsche Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci. Din, ahlak, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır.

Kapanışı yaparken “hayattaki anlamı hayatta kalmak” olan homosapiens’e dair düşünmeye devam diyorumve Friedrich Nietzsche’nin “Korkarak yaşıyorsan sadece hayatı seyredersin.

John Fitzgerald Kennedy veya John F. Kennedy, kısaca JFK, Ocak 1961’den suikasta uğradığı Kasım 1963’e değin Amerika Birleşik Devletleri’nin 35. başkanı.

ve John F. Kennedy’nin “İnsanoğlu, hala tüm bilgisayarların en alışılmadık olanıdır” cümleleri ile sizleri başbaşa bırakıyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir