Site Overlay

Dijital Sanat: Dünyaya yeni bir bakış

“Geçen hafta tokmak indiğinde ve eser kendini parçalara ayırdığında önce şoke oldum ancak yavaş yavaş kendi sanat tarihi eserime sahip olacağımı anladım” sözleri Banksy’nin ‘Balonlu Kız’ / yeni adı ‘Love is in the Bin’ olan eserin yeni sahibine ait.

Dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy’nin ‘Balonlu Kız’ adlı eseri geçen hafta Sotheby’s müzayede evinde 1 milyon 42 bin sterline satılmasının hemen ardından izleyicilerin şaşkın bakışları altında çerçeve içerisine gizlenmiş kağıt doğrama makinesi ile kendini yok etmişti. (Banksy’nin arzusuydu)

Mc Donalds’ın Banksy’nin resminden esinlendiği reklam görseli

Bu yok etme işleminin günümüz sanat yaklaşımına etkisi ilginç; eserin değeri şu an iki misli! Endüstriler olayı anında kopyaladılar. Örneğin, klasik sanat eserleri tanıtımlarında (Mona Lisa gibi), politik görüntüleri yansıtırken (Anayasa, Adalet Brett M. Kavanaugh’un bir fotoğrafı) ve hatta reklam görsellerinde anında kullanıldı. (Ikea, McDonald’s)

İnsanoğlu, karşılıklı etkileşmeye teknoloji ve sanat üzerinden hızla artan hızla devam ediyor.

Sanat, tüm yaşantıların sanatçıdaki izdüşümünün yansıtılmasıdır. Bir dışavurumdur. Felsefenin dallarından biridir. Bir düşünme ve düşündüğünü anlatma yöntemidir.

Ekonomi ve sanat daima içiçe çalışır. Sanat Endüstriyi endüstri sanatı üretir sürekli. Günümüzde de Endüstri 4.0 “dijital kültür” yaratmakta bu da tüm sanatçıları ve üretimlerini etkilemektedir.

1990’lı yıllarla birlikte ortaya çıkan bir kavram olan “dijital sanat” ve ürünlerinin kökenleri 1960’ lı yıllara dayanmaktadır. Dijital’in sözlük anlamı, verilerle veya sayılarla ifade edilebilen her şeye verilen genel addır. Digital sanat ise, teknolojiyi yaratıcı sürecin önemli bir parçası olarak kullanan sanatsal bir çalışma/ uygulamadır. 1970’lerden bu yana, bilgisayar sanatı ve multimedya sanatı da dahil olmak üzere süreci tanımlayan çeşitli isimler kullanılmıştır. Dijital sanat terimi, şemsiye terim olarak yeni medya sanatı altında yer almaktadır. Bazı ilk karşı çıkışlardan sonra, dijital teknolojinin etkisi, resim, çizim, heykel ve müzik / ses sanatı gibi aktiviteleri dönüştürürken, net sanat, dijital enstalasyon sanatı ve sanal gerçeklik gibi yeni sanatsal kavramlar artık kendini kabul ettirmiştir.

Lillian Schwartz’un Leonardo’nun kendi portresi ve Schwartz’ın Mona Leo’yu temel alan Mona Lisa’nın karşılaştırması. Dijital olarak değiştirilmiş fotoğrafların bir kolaj örneğidir. Bu yeni akım sanata en son örnek Tokyo’nun Odaiba adasında MORI Building Digital Art Museum adındaki büyük projedir. 10.000 m²’lik labirent taban planına sahip alanda geçici sergiler sunulacak. Bu proje, geçmiş yıllarda İstanbul’daki Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu dahil Avustralya, Amerika, Asya gibi pek çok yerde sergi yapmış olan teamLab ekibinin Tokyo’da gerçekleştireceği ilk geçici sergi olma özelliğini taşıyor. Dijitalleşen ve teknolojinin eksponensiyel arttığı bir dünyada klasik sanat üretimlerine paralel dijital sanat artarak üretilmekte ve anında paylaşılmaktadır. Bu sanat türünü anlamak, öğrenmek ve belki de kendi kendimize yeni bir şeyler üretmek artık kaçınılmazdır.

‘Universe of water particles on a rock where people gather’. Courtesy of teamlab

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir toplumun can damarlarından biri kesilmiştir” sözleri sanata ekmek gibi su gibi muhtaç oluşumuzun en güzel ifadesidir. Dünya medeniyetler tarihi incelendiği zaman, ülkelerin sanat ile kurduğu bağ gelişmişlik düzeyini fevkalade etkilemekte ve yönetim kapasitesini arttırmaktadır.

Sanat dolu günler diliyorum,

Daha Fazlası için Deliveri.guru

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir